CHECK-UP Yapılandırılmış Dikkat Programı; dikkat eksikliği, odaklanma güçlüğü ve dürtüsellik yaşayan bireylerin nörobilişsel becerilerini geliştirmek amacıyla tasarlanmış, teknolojik cihazlardan arındırılmış kapsamlı bir müdahale sistemidir. Bu program, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) semptomlarını yönetmek için ekran bağımsız yöntemler kullanarak, beynin yürütücü işlevlerini sistematik egzersizlerle yeniden yapılandırır. 6 yaş ve üzeri bireylerde dikkat süresini uzatmayı, akademik performansı artırmayı ve dürtü kontrolünü sağlamayı hedefleyen metot, pasif izleme yerine aktif zihinsel katılımı zorunlu kılan bilimsel tabanlı bir rehabilitasyon protokolüdür.
Dikkat mekanizması ve beyindeki işleyişi nasıldır?
Dikkat dediğimiz kavram, çoğumuzun sandığının aksine sadece bir noktaya bakıp durmak değildir. İnsan beyninin gerçekleştirdiği en karmaşık ve en kritik operasyonlardan biridir. Tıbbi ve nörobilişsel açıdan baktığımızda dikkat, beynimizin kendisine ulaşan milyonlarca veri arasından “bunu işle” ve “şunu görmezden gel” deme kapasitesidir. Bu sürecin yönetim merkezi, beynimizin ön tarafında yer alan Frontal Lob bölgesidir. Burayı bir orkestra şefi gibi düşünebilirsiniz. Planlama yapmak, karar vermek, duyguları frenlemek ve dikkati sürdürmek tamamen bu bölgenin sorumluluğundadır.
CHECK-UP programının temel dayanağı bu Frontal Lob aktivitesidir. Bizim yaptığımız iş, sadece davranışsal olarak çocuğu sakinleştirmek değil sinir sisteminden gelen bilginin merkezi olarak işlenmesini sağlamaktır. Çünkü dikkat olmadan kalıcı bir öğrenme gerçekleşemez. Bir çocuk dışarıdan gelen sesleri filtreleyemiyorsa, tahtadaki yazıya odaklanamıyorsa veya öğretmenin anlattığı konu ile kendi hayal dünyası arasındaki geçişi kontrol edemiyorsa, o çocuğun akademik potansiyelini ortaya koyması imkansız hale gelir. Bu yüzden müdahaleyi beynin bu bölgesini çalıştıran bir “zihin antrenmanı” olarak kurguluyoruz.
Çocuğumda dikkat eksikliği olduğunu gösteren belirtiler nelerdir?
Her hareketli veya dalgın çocukta dikkat eksikliği olduğunu söyleyemeyiz. Ancak klinik tablolarda ve okul yaşantısında bazı belirgin sinyaller, bize çocuğun profesyonel bir desteğe ihtiyacı olduğunu net bir şekilde gösterir. Özellikle 6 yaş ve üzeri çocuklarda, dikkat eksikliği ve dürtüsellik, çocuğun sadece ders başarısını değil sosyal ilişkilerini ve özgüvenini de zedeler. Anne babaların ve öğretmenlerin gözlemleyebileceği, tıbbi açıdan anlamlı olan bazı temel belirtiler vardır:
Bu belirtilerden en sık karşılaşılanlar şunlardır:
Yönergeleri takip edememe
Detayları gözden kaçırma
Eşyalarını sık sık kaybetme
Sırasını beklemekte zorlanma
Dürtüsel tepkiler verme
Başladığı işi bitirememe
Zihinsel çaba gerektiren işlerden kaçınma
Dikkatin kolayca dağılması
Eğer çocuğunuzda bu belirtilerin birçoğunu gözlemliyorsanız, bu durumun sadece bir “isteksizlik” olmadığını, nörobilişsel bir zorluk olduğunu kabul etmemiz gerekir. Programımız, bu belirtileri gösteren 7-17 yaş aralığındaki çocuklar ve gençler için sorunun kaynağına inerek çözüm üretmeyi hedefler.
CHECK-UP Programının temel amacı ve hedef kitlesi kimlerdir?
Bu programın nihai hedefi, dikkati bir kas grubu gibi ele alıp sistematik antrenmanlarla güçlendirmektir. CHECK-UP, kısa süreli odaklanma sorunları yaşayan, akademik görevlerde çabuk sıkılan ve planlama becerisi zayıf olan bireyler için tasarlanmıştır. Amacımız, çocuğun eylemlere odaklanmasını, bu odaklanmayı dış çeldiricilere rağmen sürdürmesini ve görevler arasında esnek geçişler yapabilmesini sağlamaktır.
Program sadece “dikkatli ol” demekle kalmaz; çocuğa dürtülerini nasıl kontrol edeceğini ve öğrenme süreçlerini nasıl yapılandıracağını öğretir. Hedef kitlemiz oldukça geniştir. Dikkat eksikliği tanısı almış bireylerden, sadece sınav döneminde odaklanma performansını artırmak isteyen öğrencilere kadar geniş bir yelpazede uygulanabilir. Özellikle ergenlik dönemindeki bireylerde görülen dağınıklık ve motivasyon kaybı üzerinde de oldukça etkilidir. Burada temel prensip, öğrencinin pasif bir alıcı olmaktan çıkıp, kendi zihinsel süreçlerini yöneten aktif bir uygulayıcıya dönüşmesidir.
Hangi dikkat türleri üzerinde yoğunlaşıyoruz?
Dikkat, tek bir bileşenden oluşan düz bir kavram değildir. Bazen sadece bir sese odaklanmanız gerekirken, bazen aynı anda hem dinleyip hem yazmanız gerekebilir. CHECK-UP programı, dikkatin bu çok boyutlu yapısının farkındadır ve müdahale planını beş temel dikkat türü üzerine kurar. Her bir tür, çocuğun okul ve günlük hayatında farklı bir ihtiyacı karşılar.
Program kapsamında çalışılan dikkat türleri şunlardır:
Odaklanma
Sürdürülebilir Dikkat
Seçici Dikkat
Değişken Dikkat
Bölünmüş Dikkat
Gelin bu kavramların günlük hayattaki karşılıklarına biraz daha yakından bakalım. Odaklanma, çocuğun bir uyarana kilitlenebilmesidir. Sürdürülebilir dikkat, sıkılsa bile başladığı ödevi bitirebilme iradesidir. Seçici dikkat, sınıf gürültüsünde sadece öğretmenin sesini duyabilme becerisidir. Değişken dikkat, tahtadan deftere geçerken odağını hızlıca kaydırabilme yeteneğidir. Bölünmüş dikkat ise aynı anda hem not alıp hem dinleyebilme kapasitesidir. Biz, çocuğun zayıf olduğu bu alanları tespit edip, ona uygun egzersizlerle bu becerileri teker teker inşa ediyoruz.
Neden teknolojik cihazlar yerine fiziksel materyaller tercih ediliyor?
Günümüzde her şeyin dijitalleştiği bir dünyada, CHECK-UP programının en radikal ve en doğru kararı non-teknolojik bir pedagoji izlemesidir. Program dahilinde tablet, telefon, bilgisayar veya herhangi bir ekran kesinlikle kullanılmaz. Bir doktor olarak bunun nörolojik nedenlerini açıklamak isterim. Dijital ekranlar, sundukları hızlı akış, parlak renkler ve anlık ödüllerle beyni “pasif izleyici” moduna alır. Ekran karşısındaki çocuğun dikkati, içerik tarafından zorla tutulur; çocuk kendi iradesiyle dikkatini sürdürme zahmetine girmez.
Bu durum gerçek hayatta ve ders çalışma esnasında çocuğun daha çabuk sıkılmasına neden olur. Bizim yaklaşımımızda ise tamamen geleneksel ve fiziksel materyaller kullanılır. Kağıt, kalem ve 3 boyutlu araçlarla çalışmak, çocuğun sürece aktif olarak katılmasını zorunlu kılar. Çocuk materyale dokunduğunda, sildiğinde, yerleştirdiğinde “kinestetik” öğrenme gerçekleşir. Bu bilginin beyinde daha derin kodlanmasını (deep coding) sağlar. Pasif izleme yerine aktif, fiziksel katılım; dikkat becerilerinin kalıcı hale gelmesi için en sağlıklı yoldur.
Uygulamada kullanılan yöntemler ve materyaller nelerdir?
İnsan beyni en iyi, birden fazla duyu organı aynı anda çalıştığında öğrenir. CHECK-UP programı, VAK Modeli dediğimiz Görsel (Visual), İşitsel (Auditory) ve Kinestetik (Kinesthetic) entegrasyon üzerine kuruludur. Yani çocuk sadece görmez; aynı zamanda duyar, dokunur ve hareket eder. Bu çoklu uyarım, beynin farklı bölgelerinin senkronize çalışmasını sağlar.
Programın yapısı sarmal bir düzen izler. Kolaydan zora, parçadan bütüne doğru ilerleyen sistematik bir yol haritası vardır. Materyal olarak oldukça zengin bir içeriğe sahibiz. 20 farklı yapısal grubun bulunduğu, toplam 7 kitaptan oluşan devasa bir set kullanılır. Ancak sadece kitaplar değil programın en güçlü yanlarından biri 3 boyutlu materyal ve platformlardır. Bu materyaller, çocuğun soyut kavramları somutlaştırmasına yardımcı olur. Özellikle dürtü kontrolü çalışırken, çocuğun bir nesneyi alıp, düşünüp, doğru yere yerleştirmesi, “düşün ve sonra hareket et” prensibini fiziksel olarak deneyimlemesini sağlar.
Merkezimizde süreç hangi aşamalardan oluşmaktadır?
Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezimizde bu programı, rastgele bir etkinlik saati olarak değil tıbbi disipline uygun bir protokol çerçevesinde uyguluyoruz. Süreç yetkin uzmanlarımız eşliğinde dört temel aşamada ilerler. Her aşama, bir sonraki adımın temelini oluşturur ve çocuğun gelişimini garanti altına alır.
Bu aşamalar şunlardır:
Detaylı Dikkat Profili Değerlendirmesi
Kişiye Özel Planlama
Yoğun Müdahale Süreci
Takip ve Raporlama
İlk aşamada çocuğun dikkat seviyesini, süresini ve kalitesini ölçeriz. Öğrenmesini engelleyen bilişsel bariyerleri tespit ederiz. İkinci aşamada, bu verilere dayanarak çocuğa özel bir egzersiz planı hazırlarız. Üçüncü aşama, genellikle 8 ila 10 hafta süren, haftada 2-3 seanslık yoğun çalışma dönemidir. Bu dönemde uzmanımız çocukla birebir çalışarak sadece masa başı görevleri değil davranışsal düzenlemeleri de yapar. Son aşamada ise düzenli ölçümlerle gelişimi takip eder ve aileyi bilgilendiririz. Genellikle 4-5. haftadan sonra somut değişimler görmeye başlarız.
Program tamamlandığında çocukta ne gibi değişimler gözlenir?
Programın sağladığı faydalar, sadece çocuğun bir testi daha hızlı çözmesiyle sınırlı değildir. Bizim için asıl başarı, çocuğun günlük yaşam kalitesinin ve genel iyi oluş halinin yükselmesidir. Müdahale süreci tamamlandığında, hem bilişsel hem de davranışsal alanda çok net iyileşmeler gözlemliyoruz. Çocuk artık dikkatini bir fener gibi kullanmayı öğrenir; istediği yere tutar ve işi bitene kadar orada kalır.
Elde edilen temel kazanımlar şunlardır:
Artan dikkat süresi
Gelişmiş dürtü kontrolü
Yüksek akademik performans
Güçlü problem çözme becerisi
Artan özgüven
Kendi kendini denetleme yeteneği
Akademik alanda, ödevlerin daha kısa sürede bittiğini, sınavdaki basit hataların azaldığını ve ders dinleme kalitesinin arttığını görürüz. Davranışsal olarak ise, çocuk daha sakin, sırasını bekleyebilen ve kurallara uyan bir yapıya kavuşur. En önemlisi, “yapabiliyorum” duygusunun gelişmesiyle birlikte çocuğun kendine olan inancı tazelenir. Okuma, yazma ve odaklanmadaki engeller kalktıkça, okul çocuğun gözünde korkutucu bir yer olmaktan çıkar. Uzman rehberliğinde yürütülen bu süreç çocuğunuzun gerçek potansiyeliyle tanışmasını sağlayan en etkili yollardan biridir.